“ORCID ID” Artık Olmazsa Olmazlardan

Yaklaşık iki yıl önce ORCID ID‘nin en önemli Akademik Kimlik kartı olduğundan bahseden bir yazı yazmıştım (ORCID ID: Akademik Kimlik). Bazen kendi yayınlarımızı bile ararken bir sürü güçlükle karşılaşıyoruz (Nihayet Kendimi Buldum). Tıp alanında en fazla arama yaptığımız “PubMed” ve “Web of Science” içerisinde bile bazen biri veya her ikisi yayınımızın olduğu dergiyi indekslemediği için yayınlarımızın tamamına bir anda ulaşma konusunda güçlük çekiyoruz. En büyük sıkıntıyı çift ismi olanlar, kurum değişikliği yapanlar ve evlenme nedeniyle soyadı değişikliği olanlar yaşıyor. Bir de isim benzerliği nedeniyle ayıklama konusunda sıkıntı olabiliyor. “Google Scholar” bu açığı kısmen kapatıyor olsa da daha önceki yazımda belirttiğim bazı kötüye kullanım örnekleri nedeniyle bilimsel camia tarafından henüz güvenilir bir kaynak olarak değerlendirilmiyor. ORCID ID bu açığı kapatmak için geliştirilen bir yöntem ve bilimsel camiada kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor.

Peki Ne Değişti?
Artan araştırıcı, dergi ve yayın sayısı karşısında sistem her geçen gün kendini güncellemek ve geliştirmek zorunda. Bir şeyin önem kazanması onun kabul görmesine de bağlı. Bunun için de işlemlerin kolay bir şekilde yapılıyor olması gerekiyor. Önceki yazımda başka kaynaklardan/indekslerden ORCID ID’ye nasıl makale aktarılacağından da bahsetmiştim. Özellikle indekslerde kayıtlı olmayan makaleler için oldukça aman alıcı bir işlem. Şimdi sistem baştan değişiyor. Makale dergiye “submit” edilirken en baştan ORCID ID istenecek. Bazı dergiler bunu -şimdilik- sadece “sorumlu yazar (corresponding author)” için zorunlu hale getirdi ama sistemin sağlıklı işlemesi için tüm yazarların ORCID ID’sinin istenmesi şart. Böylelikle ilk aşamadan itibaren yazarların ORCID ID’si ile ilintilenmesi ile sistem daha etkin bir hale gelecek ve birçok sorun en baştan çözüme kavuşmuş olacak. Makaleler elektronik ortamda basıldığında ise ORCID ID metadatası sistem tarafından otomatik olarak taranıp yayınlarınız artık siz hiç bir işlem yapmadan ID’nizin olduğu sisteme otomatik olarak aktarılmış olacak (sisteme geçen dergilerdeki makaleler hariç manuel olarak eklenmesi gerekiyor) ve orada otomatik olarak listelenecek.

Makalelerin tasarımı da değişecek. Kurum bilgileri yanı sıra yazarlara ait ORCID ID’leri de makalede olacak. İsteyen kişi ORCID ID üzerinden ilgili yazarın -paylaştığı kadarıyla- kurumsal kimlik bilgilerine ve yayınlarına ulaşabilecek.

ORCID

ORCID ID’nin Makalede Nasıl Görüneceği ile İlgili Bir Örnek

ORCID ID ve Gelecek
Kişisel olarak ORCID ID’nin sadece yayınlarla sınırlı kalmayacağını düşünüyorum. Kitap yazarlığı, kongre bildirileri, kongre katılımları ve daha birçok akademik etkinlik için ORCID ID güvenli ve gerçekçi bir veri tabanı oluşturmak için kullanılabilir. Yayıncıların karşı karşıya kaldıkları bazı zorlukların üstesinden de gelinebilir. Örneğin zamandan tasarruf etmek için aynı makaleyi birkaç dergiye birden gönderen, birinden kabul yazısı alınca diğerlerinden geri çeken bir yayın mafyası duymuştum. ORCID ID kaydı, bu tür eş zamanlı işlemler için bir uyarı sistemine dönüşebilir.

Bir başka konu ise güven meselesi. Makaleyi gönderen kişinin gerçek bir akademisyen hatta gerçek bir kişi olup olmadığı da önemli bir konu. Belki böylelikle “Sokal Vakası” ya da “Kedi Yazar” gibi şakaların da önüne geçilebilir.

 

 

Sokal Vakası
New York Üniversitesinde Teorik Fizik profesörü olan Alan Sokal, 1996’da “Social Text” isimli bir postmodern dergiye saçma bir makale gönderir. Fizik kuramlarını bilerek çarpıttığı ve saçma bir şekilde sunduğu bu makalesini Social Text basar ve ardından Sokal bunun bir şaka olduğunu, postmodern dergilerin her türlü saçma makaleyi bastıklarını ispatlamak için bu yola başvurduğunu açıklar. Sonrasında büyük bir tartışma başlar, postmodern felsefeciler ile bilim adamları arasında ve bilim savaşlarında yeni bir sayfa açılmış olur. Düşün tarihine “Sokal vakası” olarak geçen bu olayın devamını Alan Sokal “Şakanın Ardından” kitabında ayrıntısıyla anlatır (Alfa Bilim/Felsefe 2011).

1996sokal_lead

 

Kedi Yazar
Michigan Üniversitesi’nde fizik profesörü olan Jack H. Hetherington, 1975 senesinde üzerinde çalıştığı önemli bir fizik makalesini tamamlar. Hetherington, farklı ısılardaki atom hareketleri ve bu hareketlerin anlaşılması üzerine yazdığı “Two-, Three-, and Four-Atom Exchange Effects in bcc” başlıklı makalesini dünyanın en prestijli fizik yayınlarından olan Physical Review Letters’a göndermeye karar verir. Fakat göndermeden önce makaleyi son bir kez göz atarken “ben” yerine sürekli “biz” sözcüğünü kullandığını fark eder. Ancak makaleyi tek başına yazmıştır. 70’li yıllarda daktilo kullanarak yazdığı makalesini düzeltmesi çok güç olacağı için Hetherington, başka birinin isim ve imzasını makalenin altına ekleyerek bu sorunu daha kolay bir yolla çözmeye karar verir. Peki bu imza kime ait olacaktı? Elbette en yakın dostu, kedisi F.D.C. Willard’a!

fizik-makalesi-yazan-kedi-patiliyo-1

Pati ile İmzalanan Makale

Asıl ismi “Chester” olan bu fizikçi siyam kedisinin makalede geçen”F.D.C. Willard” isminin hikayesi de oldukça ilginç. F.D.C kısaltmasını oluşturan harflerin açılımı F: Felis (kedi), D: Domesticus (evcil), C: Chester (kedinin gerçek ismi) şeklinde ve soyadı yerine de Chester’ın babasının adı Willard kullanılmış.

Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Her Şey

Etiketler:, , , , , , , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: