Sagalassos

Sagalassos

Sagalassos Antik Kenti

 

Sagalassos Antik Kenti, -bana göre- ülkemizde son dönemlerde açığa çıkarılan en önemli tarihi eserlerden biri. Kazılar 1990 tarihinde başlamış, halen devam ediyor. Büyük oranda bozulmadan günümüze ulaşmış olan kentin bilinen tarihi yaklaşık olarak 12.000 yıllık. UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi için başvuru yapılmış (başvuru 2009 yılında yapılmış) ve listeye alınması kuvvetle muhtemel. Çünkü çok sayıda önemli özelliği bünyesinde barındırıyor.

İlk olarak bin yıldan uzun bir süre boyunca kesintisiz seramik üretimi yapılan merkezlerden biri. Roma döneminde beş üretim merkezi olduğu düşünülüyor. Bugün için yeri belirlenebilen iki merkezden biri (diğeri Pergamon) ama incelemeye uygun tek alan (Pergamon’daki alan baraj suları altında kaldığı için). İkinci önemli özelliği bugüne kadar taş yapıların -bozulmadan ve yağmalanmadan- korunabilmiş olduğu ender alanlardan biri olması. Benzer özellik Pompei ve Napoli kıyıları için de söyleniyor; orada yanardağ patlaması sonrası zaman adeta belirli bir anda durmuş olmasına rağmen Sagalassos’ta, yaşamın ortadan kalkması biraz zaman almış gözüküyor. Depremler,  veba salgınları ve dış saldırılar sonucu şehir yavaş yavaş terkedilmiş. Üzerinin -erozyon sonucu- toprakla örtülmesi, bölgenin coğrafi yapısı ve sapa bir yerde olması nedeniyle antik kent bugüne kadar gelebilmiş. Yerleşim yeri olarak, oldukça yüksek rakımlı bir yer olması yine farklı özelliklerinden biri.

Sagalassos konum olarak, aynen Hierapolis’te (Pamukkale, Denizli) olduğu gibi hakim bir tepede yer alıyor. Ağlasun ilçesinin de yer aldığı vadiyi ayaklarınızın altına serilmiş gibi izleyebiliyorsunuz. Her taraf göz alabildiğince yeşil. Etraf Toros dağlarının uzantılarıyla çevrili. Antik kente, Burdur’un Ağlasun ilçesinden geçerek ulaşabiliyorsunuz. Gittiğimizde ana yolun ilçede kurulan pazar nedeniyle kapalı olması ve yönlendirme tabelası olmaması ülkemize özgü ilginç manzaralardan biriydi. Ağlasun’a Antalya-Burdur yolundan iki giriş mevcut. Antalya tarafına yakın olan giriş yolu yeni asfaltlanmış olduğu için oldukça iyiydi. Diğer yol Burdur merkezine daha yakın, üzerinde birkaç köy var, manzarası fena değil. İlçe, Antalya’ya 110 Burdur’a 33 kilometre mesafede. Ağlasun ilçesinin içinden geçtikten hemen sonra, yol üstünde Sagalassos ismiyle güzel bir otel var. Konforlu ve temiz bir otel. İşletmesi çok iyi.  Son zamanlarda kaldığım en iyi otellerden biri olduğunu söyleyebilirim. İlçe ya da otelden sonra antik kent yedi kilometrelik mesafede, yolu dik ve virajlı. Arabayla 10 dakika sürüyor.

 

AntikTiyatro.jpg

Antik Tiyatro (Fotoğraf: Mert Akgün)

 

Sagalassos’a giriş diğer müze ve ören yerlerinde olduğu gibi ücretli, 65 yaş üstü ve 18 yaş altına ise ücretsiz. Kentin tamamını gezmek yarım gününüzü alabilir ama zamanınız kısıtlı ise Antik tiyatro, Neon kütüphane, Antonin çeşmesi ve kent meydanından oluşan kısa bir turu yaklaşık bir saatte tamamlamanız mümkün. Neon kütüphanenin kapısı kilitli, gezebilmek için ya turist kafilelerine eşlik etmek gerekiyor ya da anahtarını girişte istemek lazım. Kütüphanenin zeminindeki mozaikler zarar görmesin diye (özellikle buzlanma-çözülme nedeniyle) üstü kapatılmış. Antonin çeşmesinin suyu ise 2005 yılında -yüzyıllar sonra- yeniden akıtılmış. Yüksekten akan suyun sesi ve dağ rüzgarı duyabileceğiniz başlıca sesler; tabi bir de etrafta gezinen keçi sürülerinin seslerini ekleyebilirsiniz. Seramik fırınları ve antik tiyatro şehrin doğusunda ve en yüksek kesimde bulunuyor. Daha yukarıda ise kaya mezarlıkları var. Geziye başlamak için en iyi yer antik tiyatro olabilir. Tiyatronun taşları sağlam olmasına rağmen sahnesi, bazı basamakları ve girişinin bir kısmı -muhtemelen- depremlerin etkisiyle yıkılmış.

Sagalassos adı ilk olarak Hitit metinlerinde geçiyor, Lidyalılar ve Frigler döneminde bölgenin geliştiği düşünülmekte. Slagassos o dönem bu iki medeniyetin sınırında iken daha sonra da Helenler ve Persler arasındaki bölgede kalmış. İskender M.Ö. 332 yılında bu bölgeye geldiğinde güçlü bir direnişle karşılaşmış. Sagalassos’luların İskender zamanında Pers İmparatorluğu adına paralı askerler olarak savaştıkları düşünülmekte. Romalılar döneminde Sagalassos kenti, Pisidia bölgesi olarak anılan bölgenin metropolü konumuna gelmiş. M.S. 400 yıllarında başlayan Isauria bölgesinden (Konya civarı) gelen saldırılar, ardından yaşanan deprem ve veba salgını ile nüfus ciddi oranda azalmış, şehir yaşamı önemli ölçüde sekteye uğamış. Kalan nüfus ise Arap saldırıları, yeni veba epidemisi ve depremle iyice azalmış. Yapılan çalışmalar 13. yüzyıla kadar yaşamın bu bölgede devam ettiğini gösteriyor. On üçüncü yüzyılda Selçukluların bugün Ağlasun’un olduğu bölgeye yerleştiği ve antik kentte o dönemden sonra yaşayan olmadığı sanılıyor.

 

AntoninÇeşmesi

Antonin Çeşmesi (Fotoğraf: Mert Akgün)

 

Özetle, mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir yer. Eşsiz bir doğal manzara içinde, tarihi dokuyu inceleyebileceğiniz önemli bir mekan.

 

 

Ağlasun

Sagalassos Antik Kenti, Ağlasun, Burdur

 

Reklamlar


Kategoriler:Edebiyat/Kültür/Sanat, Gezgin, Her Şey

Etiketler:, , , , , ,

1 reply

  1. Çok teşekkürler sevgili Metin, sayende bilgilendik.

    Liked by 1 kişi

%d blogcu bunu beğendi: