Ali Babanın Çiftlik Koyunları

AliBaba

Ali Babanın çiftliğinin koyunları koşulsuz itaate adanmış bireylerin “sürü halinde” bir araya gelmesinden oluşur. Sürü olmanın bilinciyle (!) hep birlikte hareket etmek durumundadırlar. Sürü, ayrılma heveslilerinin “kurt tarafından kapılacağı” hikayesiyle motive edilerek bir arada tutulur. Buna rağmen sürüden ayrılmayı deneyenler olur ve bir daha geri gelmezler. Hikaye hazırdır: “Kurt kapmıştır !” Geri dönmeyenler “kurt kapar” mitini daha da pekiştirir. Kalanlar bir-iki eksikle de olsa daha motive bir şekilde sürü içerisinde ve sürü olarak kalmaya devam ederler. Zaten bugün bir koyun hayatta kalmışsa o da “en uysal olan atalarının” genlerini taşımasından kaynaklanmaktadır.

Evcilleştirme sürecinde en agresif koçlar, yani kontrole en çok direnenler büyük olasılıkla en önce kesilmişlerdir, belki zayıf huysuz dişiler de. Çobanların veya sürü sahiplerinin sürekli sürüden uzaklaşan, meraklı koyunları çok sevdiklerini söyleyemeyiz. Sürüden, farklı özelliklere sahip olan bu tür koyunların her kuşakta teker teker ortadan kaldırıldığını düşününce, geriye “daha itaatkâr, daha az meraklı ve daha şişman” koyunların kaldığını söyleyebiliriz. Önceleri zorla bir ağıla sokulmak istenen koyunlar, zamanla Ali Baba’nın çiftliğine kendiliğinden girer hale gelmişlerdir.

Geçmişte sayıca daha az olan koyunların bugün inanılmaz sayılara ulaşmış olmaları “önemli bir başarı öyküsü” olarak kabul edilebilir. Yeni bir kazanım için mutlaka birşeylerden vazgeçmek gerekmektedir. Bugün Ali Baba’nın çiftliğinde el bebek gül bebek ya da ekmek elden su gölden huzur içinde yaşayan koyunlar, bu kazanımlarını doğada yaşama özgürlüklerinden vazgeçmiş olmalarına borçludurlar. Bir çiftlikte, güvenli bir yaşam sunulan, temel yaşamsal ihtiyaçları karşılanan -ancak aynı zamanda kontrol altında tutulan- bu koyunların farkında olmadığı bir gerçek vardır: “Sömürülmektedirler!

Yünleri, sütleri ve derileri/etleri (bedenleri) kendilerine ait değildir ! Ali Babanın çiftliğinde bazı koçlar imtiyazlı gözükse, bir süreliğine el üstünde tutulsa ve şımartılsa bile, zamanı geldiğinde (daha uygun bir damızlık bulunduğunda) “çok kolay harcanabilmektedirler“.

 

Reklamlar


Kategoriler:Denemeler, Her Şey

Etiketler:, , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: