“Girişgen” Devlet Üniversitesi Mümkün mü?

Girişimci üniversite” kavramı tarihsel gelişim süreci içerisinde “üçüncü kuşak üniversite” modeline denk gelmektedir. Yaklaşık bin yıllık bir zaman diliminde etkili olan birinci kuşak, ortaçağ üniversitesi olarak adlandırılan, aydınlanma çağına kadar etkinliklerini koruyan, prototipini Bologna, Paris ve Oxford üniversitelerinin oluşturduğu üniversite tipidir.  İkinci kuşak üniversiteler ise Napolyon dönemi sonası ilk olarak Fransa’da daha sonra Almanya’da ortaya çıkan Humboldt tipi modern üniversitelerdir. Son yıllarda ise başını Amerikan üniversitelerinin (MIT, Stanford, Harvard) çektiği üçüncü kuşak üniversite modeli gündemdeki yerini almıştır.

Kabaca değerlendirilirse, ilk kuşakta “eğitim” ön planda idi. Humboldt tipi ikinci kuşakta “eğitim ve araştırmanın birlikte yürütüldüğü” bir model vardı. Üçüncü kuşakta ise eğitim ve araştırmaya ilaveten “endüstri ile işbirliğinin ve ticarileşmenin ön plana çıktığı” bir model hakimdir. Amerika’da başlayan süreç, başta Avrupa ülkeleri (Cambridge, Leuwen Katolik Üniversitesi) olmak üzere birçok ülkeyi etkilemiştir.

Üçüncü kuşak üniversite mantığına göre, sadece var olan bilgiyi aktarmak (eğitim) ya da yeni bilgi üretmek (araştırma) artık yeterli görülmemektedir. Bilginin ticari değeri ve elde edilen bilginin doğrudan kullanımı hedeflenmektedir. Bu süreci tetikleyen en önemli etmen şüphesiz “küreselleşme” sürecidir. Süreç, üniversiteleri de içerisine almakta gecikmemiştir. Artan öğrenci yükü ve araştırma maliyetleri üniversiteleri yeni fon arayışlarına iterken, benzer şekilde ticari kuruluşlar da ARGE faaliyetlerini üniversite ortaklığı ile yapmanın avantajlarından yararlanmayı hedeflemektedirler.

İkinci kuşakta üniversitelerin tüm finansmanı kamu kaynakları ile karşılanmaktadır.  Üçüncü kuşağa geçişle birlikte temel gelir kaynakları öğrencilerden elde edilen gelirler ve endüstri işbirliğinden sağlanan girdilerden oluşmaktadır. Dolayısıyla üçüncü kuşak üniversite demek, daha iyi bir akademisyen kadrosu seçmek, daha nitelikli öğrenciyi çekmek, endüstriden daha fazla finansman girdisini sağlamak anlamına gelmektedir. Küresel ölçekte etkili olabilmek, uluslarası düzeyde nitelikli öğrenci çekebilmek için dil olarak kesinlikle “İngilizce” kullanma zorunluluğu bulunmaktadır. Çünkü ulusal (hatta lokal) düzeyde kaldıkça küresel açılım mümkün olmayacaktır. Ayrıca üniversitelerdeki mevcut fakülte yapılanmasının ve tek disiplinden çıkan yayınların bir önemi de kalmamaktadır. Hatta üçüncü kuşak üniversitelerde, fakülte yapılanması engel olarak bile düşünülebilir. Yerine enstitüler, araştırma merkezleri, küçük çalışma grupları gibi farklı disiplinleri bir araya getirecek, hedefe odaklı, ticari değeri olan bilgi üretecek bir yapılanma yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Üçüncü kuşak üniversitelerin gelişimi, bilim felsefesindeki değişimin de bir yansımasıdır aslında. Mantıksal pozitivizmden, Popper’a, Kuhn’a kadar uzanan süreçten sonra,  küreselleşme ile birlikte bilimdeki postmodernist yaklaşımının bir sonucu olduğunu söyleyebiliriz.  Yeni kuşağın değerlendirme ölçütleri de bu süreçte rekabet, performans göstergeleri, yaratıcılık ve müşteri memnuniyetine dönüşmektedir. Üçüncü kuşak üniversite -her ne kadar- küreselleşme ile birlikte zorunlu bir yöneliş gibi gözükse de, yine de politik bir tercihtir.

Türkiye’nin kendine özgü şartları göz önüne alındığında, kamu desteğinin tamamen kesildiği, kendi yağıyla kavrulan, kendi gelirini kendi oluşturmak durumunda olan girişimci  ya da üçüncü kuşak devlet üniversitesi için henüz çok erken olduğu değerlendirmesi yapılabilir. Ancak küreselleşme sürecinde Türkiye’nin de zorunlu olarak bu yola gireceği/girmek zorunda kalacağı öngörüsü de yabana atılamaz. Belki, kamu desteğinin tamamen kesilmesi yerine, proje odaklı kamu desteğinin (Tübitak, Santez v.s.) ön plana çıkarıldığı ara bir yol izlenebilir. Üniversiteler için bölgesel farklılıklar da dikkate alındığında, batıdaki örnekleri gibi girişimci, Erzurum ağzıyla “girişgen” bir üniversite kısa vadede hayal gibi gözükmektedir.

Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Denemeler, Her Şey

Etiketler:, , , , , , , ,

2 replies

  1. Bizim bakis acimiz devlet memuru kafamiz gitmedikten sonra biz birinci basamaga bile cikmaga adam arariz

    Liked by 1 kişi

Trackbacks

  1. Üniversiteler Nasıl Sıralanıyor? – GÜNLÜK
%d blogcu bunu beğendi: