Bilimsel Bir Çalışmanın Abecesi: “FINER”

Bir bilimsel çalışmaya başlamadan önce “araştırma sorusu“nu “FINER Kriterleri“ne göre bir ön testten geçirmekte yarar var. “FINER” kelimesi bir akrostiş*; her harf bir kelimeye, daha doğrusu bir soruya denk geliyor. Bu yüzden test sonucuna göre beşte beş kriteri sağlayamayan bir çalışmayı ta en baştan, başlamadan sonlandırmak gerekir.

Ülkemiz koşullarında, akademik kariyer açısından yabancı dil ve yayın baskısı nedeniyle, bu konuda ön bir eğitim alma şansı bulunmayan, çiçeği burnunda araştırmacı birçok yanlış kanıya sahiptir. Bu yanlış kanılar nedeniyle bulabildiği verileri yayın yaparım düşüncesiyle rastgele ve amaçsızca toplayan araştırıcı  daha sonra bu veri yığınının altında ezilmektedir. Can çekişirken bir istatistikçiden medet ummakta veya böyle bir durumda istatistiksel yöntemlerin kendisini kurtarabileceği zannıyla yaşamaya, akademik hayata tutunmaya çalışmaktadır.

FINER

Arşimet’in “Bana bir dayanak noktası verin, Dünya’yı yerinden oynatayım” sözünden yola çıkarak bilimsel çalışmada en önemli şeyin özgün bir “araştırma sorusu” olduğunu söyleyebiliriz. İşte o soruyu sorabilmek için çalışmayı düşündüğümüz konu ile ilgili ön bilgi sahibi olmak şarttır. O güne kadar o konuda yapılmış tüm çalışmaları gözden geçirmeli ve eksik kalan yanların ne olduğunu görebilecek noktaya gelebilmiş olmalıyız. Bu, doğal olarak, yolun başındaki bir akademisyen adayı için kolay bir durum değildir. Ya o alandaki kıdemli biriyle fikir alış-alışverişi yapmalı ya da o güne kadar yapılanları özetleyen bir sistematik-derleme‘yi kapsamlı incelemeli. Bilimsel çalışmalara kaynak sağlayan bazı kuruluşlar, örneğin Canadian Institute for Health Research destek öncesi -eğer o konuda o güne kadar yapılmamışsa- önce sistematik-derleme yapılmasını ve gerekirse pilot bir çalışmayı şart koşmaktadır.

Bir konuda çalışma yaparken temel bir araştırma sorusu ve alt başlıkları olabileceği gibi, bir araştırma sorusunu yanıtlamak için birden fazla çalışma yapmak gerekebilir. Ancak temel olan şey, asıl araştırma sorusundan (ya da primer amaçtan) sapmamak olmalıdır.  Sapma durumunda çalışma daha kompleks hale gelecek, istatistiksel yöntemleri daha karmaşık hale getirecek ve asıl araştırma sorusunun yanıtlanma şansını düşürecektir.

KISS (Keep it Simple Stupid/Smart); Son kelime basitleştirme konusundaki yaklaşımınıza göre belirlenmektedir. Araştırma sorusu, mümkünse bir tane ve en basitinden olacak şekilde belirlendikten sonra “FINER Kriterleri”ne başvurma zamanı gelmiş demektir.

FINER KRİTERLERİ:

  1. Feasible; fizıbıl (yapılabilir) bir çalışma mı? Yeterli sayıda çalışma popülasyonuna ulaşmak mümkün mü? Teknik kapasite, zaman ve para yeterli mi? Fizibilite analizi yapmadan bir çalışmaya girişilmesi, çalışmanın fiyaskoyla sonuçlanmasına; gereksiz yere zaman ve para harcanmasına yol açacaktır. Bu konu ile ilgili çok sayıda atasözü eklemek mümkün; “Dereyi görmeden paçayı sıvama”, “Ayağını yorganına göre uzat” gibi.
  2. Interesting; çalışmanın kendi alanındaki diğer araştırıcıların, bilim camiasının veya toplumun ilgisini çekecek ilginç bir yönü bulunmalıdır.
  3. Novel; “Yapmayı planladığınız çalışma ortaya yeni olarak ne koyacak?”, “Eski bilgilerin yanlışlığını mı gösterecek yoksa eski bilgilere ilave bir katkı mı sağlayacak?” sorularını olumlu yönde yanıtlanabilmesi gerekir. Sezen Aksu’nun Yeniliğe Doğru şarkısıyla bir kez daha gündeme gelen, Mevlana’ya ait sözde denildiği gibi “Şimdi, yeni bir şeyler söylemek lazım.”
  4. Ethical; Geçmişte yapılan etik hataların bilerek veya bilmeyerek tekrarlanmaması açısından etik ilkelere uygunluğu mutlaka bağımsız kurullarca denetlenmelidir.
  5. Relevant; bir çalışma yeni ve ilginç bir soruyu cevaplasa da, etik olsa da, fizibilite sonrası yapılabilir olduğu ortaya konsa da elde edilen sonucun pratik bir anlamı veya değeri olması şarttır. Bilgi birikimimize katkı sağlayabilmeli, güncel pratiğimizi değiştirebilecek güce sahip olmalı veya gelecek çalışmalar için ufuk açıcı bir yanı olmalıdır. Kısaca, sonuçlar aşağıdaki kıssada anlatıldığı gibi bir işe yaramalıdır.

Padişahın huzuruna çıkan adam uzak bir mesafeden iğnenin deliğinden ipliği geçirebiliyormuş. Padişah adamın yaptığını görünce “40 altın verin sonra da 40 sopa atın” demiş. Adam şaşırınca, “40 altın hünerin için, 40 sopa da böyle gereksiz bir şeyi yapmak için ömrünü heba ettiğin için” demiş.

FINER Kriterleri’ni YİYEN diye Türkçeleştirmeyi denersek;

Y; Yapılabilir mi?
İ; İlginç mi?
Y; Yeni bir şey getiriyor mu?
E; Etik mi?
N; Ne işe yarayacak?

  • Hulley S, Cumming S, Browner W, et al. Designing Clinical Research. 3rd ed. Philadelphia (PA). Lippincott Williams and Wilkins; 2007.
Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Her Şey

Etiketler:, , , , , , , , , ,

1 reply

  1. Bilimsel araştırmanın nasıl yapılacağı ile ilgili düzinelerce kitap, makale var. Genel problem bu kaynaklar başvurulmaması veya kaynak kişilerden araştırmaya başlamadan danışmanlık alınmaması. Gündeme getirdiğin konu bu açıdan yarlı olacaktır. Selamlar

    Liked by 1 kişi

%d blogcu bunu beğendi: