Ayın Karanlık Yüzü

Kitaplar insana çok şey öğretir, hayat da…

Hayat, herhangi biri sizin yanınızda başkaları hakkında atıp tutuyorsa, yarın öbür gün başkalarının yanında da mutlaka sizin hakkınızda atıp tutacağını öğretir. Daha önce karşılaştığı halde size selam vermeyen birinin, bir gün durduk yere size selam vermesinin hayra alamet olmadığını öğretir. Birisi sürekli olarak eleştiriyorsa, hep bağırıyor, çağırıyor, nutuklar atıyorsa o konuda bir sıkıntısı olduğunu bilmemiz gerektiğini öğretir. Ya o konuda bir travmaya maruz kaldığının (Ayı Bed Hayvandır) ya da kendisinin, sürekli yaygara çıkardığı o konuda, önemli bir eksikliği olduğunun farkında olmamız gerektiğini öğretir.

Sürekli eleştiren kişinin karşılaştığı şeylerden rahatsız olmak için -kendince- haklı nedenleri olabilir. Ancak, Jung der ki “Başkalarında bizi rahatsız eden her unsur kendimizi anlamamıza yardım eder.” Etrafımızda bizi en fazla rahatsız eden kişinin kim olduğunu ve hangi yönüyle bizi rahatsız ettiğini düşünelim. Bir an için -mümkünse- uzak durmayı yeğlediğimiz kişileri zihnimizde canlandıralım. Bu kişi veya kişiler çok tembel, iş yapmayan biri(leri) de olabilir; yalancı, çok hırslı, çok bilmiş, aşırı kurnaz, bencil biri(leri) de. Rahatsız olduğumuz tüm bu özellikler analitik psikolojiye göre kendi karanlık yüzümüzdür ya da orijinal ismiyle ‘gölge‘.

Jung, ‘Aion‘ adlı kitabında gölgeden bahsederken “..gölge ego kişiligi tehdit eden ahlaki bir problemdir” der. Ona göre “hiç kimse üzerinde ciddi olarak uğraşmadan gölgesinin farkına varamaz ve onun farkına varmak demek kişiliğin karanlık yüzünü karakterinin bir parçası olarak kabul etmek demektir. Bu kabullenme kendimizi tanımak için gereklidir fakat kural olarak da her zaman bir iç direniş (inkar ediş) ile karşılaşır.

Gölge, bilinçdışı olduğu için her bilinç dışı karakter özelliği gibi bilinç düzeyine taşınmadıkça sürekli karanlıkta kalır. Kolay kolay kabullenilmediği için de sıklıkla yansıtma şeklinde karşımıza çıkar. Yani bilinç düzeyine çıkması için bir kurban gerekir. Anahtar ifadeler nefret etmek, tahammül edememek, sinir olmak, gıcık olmak şeklindedir. Yansıtma bazen bir ideoloji, din, felsefe, kurum veya devlete karşı da olabilir. Aklı başında bir insan rahatsız olduğu bir konuyla karşılaştığında “neden beni rahatsız etti?” sorusunu da sorabilmelidir. Yani gölgesiyle yüzleşebilmelidir. Karanlık yüz (gölge) bastırıldıkça, katı bir şekilde başkalarına yansıtılmaya devam ettikçe, bir o kadar yıkıcı olabileceği unutulmamalıdır.

Güneş ne kadar yükseğe çıkarsa, gölge o kadar azalır”– Lao Tzu.

 

Reklamlar


Kategoriler:Denemeler, Din/Felsefe/Mitoloji, Her Şey

Etiketler:, , , ,

%d blogcu bunu beğendi: