Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilinmeyen Öyküleri-6

Arial en sık kullandığımız yazı tiplerinden biri ama kötü bir ünü var; çalıntı bir font çünkü. Helvetica temel alınarak farklı bir font ortaya çıkarılmaya çalışılmış; yine de Helvetica’dan izler taşıyor. Helvetica buna rağmen bugün Amerika’nın yarı resmi fontu konumunda ve neredeyse her yerde. Helvetica’yı özellikle ulaşım sektöründe ve global firmaların logolarında bolca görüyoruz (Resim 14). Kült gibi bir şey. Hatta sürükleyici ve başarılı bir filme (Helvetica) esin kaynağı bile oldu; filme göre font sokakların oksijeni, onu ister istemez solumak zorundasınız. Cyrus Highsmith isimli bir Amerikalı New York’ta Helvetica’sız bir gün geçirmeye çalıştığında büyük zorluklar yaşar. Kıyafetlerinin çoğunun etiketi Helvetica’dır. Evde bulduğu eski bir tişörtü giymek zorunda kalır. Helvetica etiketli yoğurdunu yiyemez, tablolarında Helvetica kullanan gazetesini okuyamaz, ve o gün metroya binemez. Amerikan dolarında Helvetica kullanılmıştır ama kredi kartında da Helvetica vardır. Televizyonunun kumandasını eline alamaz, ekranda bolca Helvetica karakteri olduğu için televizyon izleyemez. Günün sonunda, “Tamam fontlar hayatımızda önemli ama herşey Helvetica olmak zorunda mı?”, diye isyan eder.

Resim 14. Helvetica başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı sarmış durumda.

Resim 14. Helvetica başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı sarmış durumda.

Helvetica, aslında İsviçre patentli bir yazı tipidir ve İsviçre’nin Latince adı olan Helvetia’dan İsviçreli Eduard Hoffman tarafından 1957 yılında türetilmiştir. Yine bir başka İsviçreli, Fransızların hoşuna gidecek başka bir yazı üretmişti: Univers. Bu yazı tipi de kısa sürede tüm Avrupa’ya yayılır. Berlin Olimpiyatları’nda kullanılır, bugün farkında olmasak da, Apple’ın klavyelerinde hala onu kullanıyoruz;  yine de Helvetica kadar yaygınlaşamadı. Gerçi Helvetica her yanımızı sardı demek, her yanımızı araba sardı demekten çok farklı değil. Dürüstlük hissi verip güven oluşturan bir yönü var. Bu yüzden tüketiciyi cezbetmek için neden kullanılmasın ki? Gotham’dan da bahsetmek gerek biraz. Barack Obama’nın seçim kampanyasının en öne çıkan özelliklerinden biriydi. “Değişim, umut, evet yapabiliriz” sloganını anlatacak daha iyi bir yazı tipi olamazdı herhalde (Resim 15). Otorite havası vermişti. Özgürlük anıtının kaidesinde de bu yazı kullanılmıştır. Bugün geriye dönüp baktığımızda artık yeni bir yazı tipi geliştirmeye ihtiyaç olmayacak kadar çok yazı tipinin olduğunu söyleyebiliriz. Ancak herkes aynı fikirde değil. Hollandalı Jelle Bosma ve Luc(as) de Groot’un kısa süre önce tasarladıkları tasarladıkları Cambria ve Calibri font ikilisi, Arial ve Times New Roman’dan sıkılan kullanıcılara iyi bir alternatif oluşturacak ve günümüz bilgisayarlarının en yaygın kullanılan fontları haline gelecektir.

Resim 15. Barack Obama seçimlerde afişlerde Gotham yazı tipiyle boy gösterdi: “Change, Hope, Yes We Can”.

Resim 15. Barack Obama seçimlerde afişlerde Gotham yazı tipiyle boy gösterdi: “Change, Hope, Yes We Can”.

Bugün bir firma, marka değeri oluşturmak, piyasada yer edinebilmek için kimliğini ön plana çıkarmak zorundadır. Kimlik oluşturmak, iyi bir font olmadan olanaksızdır; tersten bakacak olursak font kimliğin önemli bir parçasıdır. Bizlerin de özgür şekilde font seçme olanağı bulduğumuzda kullanacağımız fontlar, kimliğimizi, kısmen de olsa yansıtacaktır. Peki iyi bir font nedir? Bu konuda bir uzlaşı var mıdır? Bunun tek bir doğru yanıtı olduğunu söylemek güç. Okunabilir olması önemli bir etken. Bence en önemlisi kullanılan fontun dikkat çekmemesidir. Ne kadar az dikkat çekiyorsa o kadar mükemmeldir. İletişim de içeriği aktarmak önemlidir; o yüzden kullanılacak font içeriğin önüne geçmemelidir. Tabi ki bu benim görüşüm; başka birisi elbette fontu ön plana çıkarıp, içeriği arka plana atabilir. Ona da diyecek laf yok.

Bu yazının tamamı Toraks Bülteni’nin Mayıs-2015 sayısında yayımlanmıştır. Toraks Bülteni’ne aşağıdaki linkten erişilebilir.
TORAKS BÜLTENi-MAYIS (2015) SAYISI

Yararlanılan Kaynaklar:
http://tr.wikipedia.org 
Simon Garfield, Tam Benim Tipim, çev. Sabri Gürses, Domingo Yayınları, İstanbul, 2012.
http://www.marksimonson.com (Son erişim: 16 Şubat 2015)

Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilimeyen Öyküleri-1

Reklamlar


Kategoriler:Edebiyat/Kültür/Sanat, Her Şey

Etiketler:, , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: