Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilinmeyen Öyküleri-3

Resim 4

Resim 4. Fontlardaki en temel şekilsel ayırım Serif (tırnaklı) ya da Sans-Serif (tırnaksız) olmalarıdır.

Fontlarla ilgili bilinmesi gereken bazı terimler vardır. En temel şey “Serif” ile “Sans Serif”i (bazen sadece Sans diye de ifade edilir) yani tırnaklı ile tırnaksız font ayırımını yapabilmektir. Akılda kalması için “Serif” fontlar için “şerif-tırnaklı” ifadesini kullanabiliriz (Resim 4). Yazıdaki tırnak A, E, M, N veya P’nin tabanında ya da harflerin uç kısmında yer alabilir. Harfleri daha geleneksel, köşeli, dürüst ve oyulmuş gösterir. Kökeni Roma dönemindeki Trajan’ın adını taşıyan anıta kadar gitmektedir (Resim 5).

Resim 5

Resim 5. İlk Serif (tırnaklı) yazı örneği. Roma İmparatoru Trajan onuruna yazılmış bir yazının yer aldığı taş sütun.

“Sans” yazılar ise resmi olmaktan çok, çağdaş bir görünüme sahiptirler. Bir çoğunun çok klasik ve Roman (Gotik olmayan) görünümü vardır. Kalıcıdırlar ve anıtsal olabilirler. İki dünya savaşı arasında faşist İtalya’daki binaların duvarlarında belirdiklerinde sanki yıllardır oradaymış izlenimini vermişlerdir (Resim 6).

Resim 6_Faşist İtalya

Resim 6. İtalya’da iki dünya savaşı arasında faşist propaganda için duvarlarda sıkça yer alan Sans yazı örneği

 

“Arial”, “Futura”, “Helvetica” ve “Gill Sans” en çok bilinen “Sans” fontlardır. Ondokuzuncu yüzyılda popüler hale gelmişlerdir. En eski “Sans” karakteri 1816 tarihlidir. Almanların meşhur font tasarımcısı Erik Spiekermann şöyle diyor:

Şarap menüleri aperatif menülerden farklı görünüyor, çünkü şarap daha pahalı,o yüzden Serif oluyor. Aperatif menüleri ise Sans.

Resim 7_nazi

Resim 7. Naziler, gotik yazıyı, hem mesajlarını iletmek, hem de mesajlarının içeriği olarak belirlemişlerdir.

Fontlarla ilgili diğer bir temel ayırım da Gotik veya Roman oluşlarıdır. Gutenberg’in ilk kullandığı font (blackletter) gotik font ailesindendir. Gotik karakterler bir bakıma soyluluğu simgelediği için günümüzde The New York Times, Los Angeles Times, The Daily Telegraph gibi gazetelerde hala kullanılmaktadır. Diğer kullanım sahası gösteriş, ihtişam ve turistlerin varlığını gösteren tabelalardır. Erik Spiekermann’ın gotik fontlar için yorumu da hayli ilginçtir. “Bu harfler kavislerden de insanlık belirtilerinden de yoksundu, insafsız, tırtıklı, okuyunca insanın gözüne iğneler batıyormuş hissi veren harflerdi.” Almanların gotik fontu olan “Fraktur“, Almanya’da yirminci yüzyıla kadar yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Fakat 20. yüzyılın başında gerek artan uluslararası ticaretin talepleri gerekse diğer ülkelerdeki gelişmelerden etkilenen Almanya’da Paul Renner’in öncülüğünde gotik harflere karşı bir hareket başlamıştır. Ancak naziler Roman yazıyı yoz, gotik yazıyı arî, daha Almanımsı kabul ettikleri için gotik yazıya tutkuyla bağlılık göstermişlerdir. Üçüncü Reich propagandalarda vermek istediği mesaj için gotik harfleri kullanmakla kalmamış, onu mesajın içeriği haline getirmiştir (Resim 7). Sloganlardan biri şöyledir: “Almanca hisset, Almanca düşün, Almanca konuş, yazın bile Almanca olsun.” Ocak 1941’de ani bir gelişme olur ve her şey değişir; gotik yazı bir kanunla yasaklanmıştır. Yasağa gerekçe de çok kolay bulunmuştur: Yahudi bankerler ve matbaa sahipleri bu yazıyı kullanmaktadır ve yasaklanmalıdır. Fakat asıl neden pragmatiktir. Gotik yazının, özellikle işgal bölgelerinde okunması imkansızdır. Bir Fransız’ın gotik yazıyla yazılmış bir tabela görmesi çok kafa karıştırıcı olabilir. Çünkü yasak anlamına gelen “Verboten” gibi kelimelerin daha anlaşılır olması gereklidir.

Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilimeyen Öyküleri-1
Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilimeyen Öyküleri-2

Reklamlar


Kategoriler:Edebiyat/Kültür/Sanat, Her Şey

Etiketler:, , , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: