Bilgisayarlarımızdaki Fontların Bilinmeyen Öyküleri-1

(Bu yazının tamamı Toraks Bülteni Mayıs 2015 sayısında yayımlanmıştır.)

Uygarlığın gelişiminde ateş, tekerlek, yazı, pusula, takvim, para, barut, matbaa, buharlı makinalar, bilgisayar ve internet gibi buluşlar önemli roller üstlenmiştir. Günümüz uygarlığı, bu gelişmelerin kolektif bir ürünüdür. Konumuz gereği, bu gelişmelerden üçüne odaklanacağız: Yazı, matbaa ve bilgisayar.

Yazının icadı ile sözel gelenek yazıya aktarılabilmiş, öğrenilen yeni şeylerin, bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa daha sağlıklı aktarımı olanaklı hale gelmiştir. Dolayısıyla yazı, tarihçiler tarafından tarihin başlangıcı olarak benimsenir. Yazıyı ilk olarak Sümerlerin kullandığı iddia edilir; o dönemde sayıları ve adları belirtmek için geometrik şekiller, nesneleri belirtmek için ise bu nesnelerin resimleri kullanılmıştır. “Logografik” olarak adlandırılan bu sistemde karakterler sözcükleri ifade etmektedir. Çivi yazısı, nesneden seslere geçişin ilk örneğidir. Tümüyle sese dayalı (alfabetik) yazı ise ilk olarak Fenikeliler tarafından kullanılmış, bu yazının daha gelişmiş şekli, bir süre sonra İbranice ve Arapça olarak şekillenmiştir.

Resim_1_ideografi

Resim 1. İdeogram örneği; çiftlik hayvanlarının yola çıkabileceğini gösteren bir trafik levhası.

Günümüzde yazı karakterleri, nesneyi veya sesi sembolize etmesine göre “ideografik” veya “fonetik” olarak adlandırılmaktadırlar. Hiyeroglifler, çivi yazısı (cuneiform), günümüzde Çin yazı karakterleri ve Japon yazı karakterlerinden biri olan “Kanji”  (Japonlar Hiragana ve Katakana diye iki alfabe daha kullanırlar) gibi yazılar “ideografik” grup içerisinde yer almaktadır. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan trafik sembolleri de bu grup içerisinde değerlendirilebilir (Resim 1). “Fonetik” alfabe kullanımı daha yaygındır. Bizim de ülke olarak kullandığımız Latin alfabesi dünyada en yaygın kullanılan “fonetik” alfabe sistemidir. Gerek eski Latince (arkaik) gerekse günümüzde kullanılan Latin alfabe sistemi büyük oranda Yunan alfabesinden, kısmen de Etrüskçe’den alınmış veya dönüştürülmüş karakterlerden oluşmaktadır. Hem ülkemizde kullanılması hem de dünyada çok yaygın kullanılması nedeniyle incelememize Latin alfabesi üzerinden devam edeceğiz.

Yazı, matbaanın gelişimine kadar hep belirli kesimlerin (kilisenin ve zenginlerin) tekelinde kalmıştır. Matbaa ile yazı özgürleşmiş ve daha geniş kitlelere ulaşabilir hale gelmiştir. Bilgisayar çağıyla birlikte sınırlar ortadan kalkmış; kağıt, baskı, dağıtım gibi sınırlayıcı kavramların yerini bilgisayar (cep telefonu, tablet, v.s), güç kaynağı ve internet bağlantısı gibi kavramlar almıştır. Yazının başında, gelişmeleri yazı, matbaa ve bilgisayar şeklinde üç döneme ayırmış olsak da, yazı ve matbaa hala varlığını korumaktadır. Bu üç dönemi farklı bir bakış açısıyla şöyle de ele alabiliriz: El yazısı dönemi (Sümerlerle başlayan dönem), matbaa dönemi (Gutenberg ile başlayan dönem) ve bilgisayarlarların hayatımıza girmesiyle şekillenen bilişim dönemi. Belki araya daktiloyu da  eklemek mümkün, ancak daktilo diğerleri kadar çok güçlü bir değişim yaşanmasına neden olmamıştır. Ayrı ayrı gruplandırsak bile her üç çağın girift hali halen devam etmektedir. Hâlâ el yazısı ile yazıyoruz, hala matbaalar aktif çalışıyor. Tek farkı galiba zorunluluğun ortadan kalkmış olması. Matbaalar da bilişimden etkilenmiş, artık eskisi gibi harf kesme ve kalıp oluşturma işlemleri sona ermiştir. Matbaalar da artık günümüzde bilgisayar destekli olarak çalışmaktadır.

Reklamlar


Kategoriler:Edebiyat/Kültür/Sanat, Her Şey

Etiketler:, , , , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: