Kömür Madeni Kazaları

IMG_4841Turk Thorac J 2015; 16 (Suppl 1); S2-S2. (Turkish Thoracic Journal‘in Nisan 2015 özel sayısının Türkçe’ye çevrilmiş versiyonundan alınmıştır; burada yazının bazı bölümlerine ve kaynakların tamamına yer verilmemiştir.)

Her sektörde olduğu gibi madencilik sektöründe de iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik koruyucu tedbirlerin öncelikli olarak uygulanması gereklidir. Kârlılığı önceleyip, insan sağlığını ve hayatını öteleyen hiçbir üretim yöntemi makul ve kabul edilebilir değildir.

Madencilik sektörü ölümlü ve yaralanmalı kazalar bakımından bütün iş kolları arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Mayıs 2010 tarihli Meclis Araştırma Komisyonu Raporu’na göre madencilik sektöründeki hem tüm iş kazalarının hem de ölümlü iş kazalarının oranı diğer tüm iş kollarına göre 6-7 kat fazladır (1).

Yer altı kömür madenciliği ise tüm madencilik sektörü içerisinde ölümlü ve yaralanmalı kazaların en yüksek olduğu madencilik yöntemidir. Bunun nedeni ise diğer madencilik sektörlerinden farklı olarak yeraltı kömür ocaklarında “kendiliğinden yanma” olayının gelişmesi” ve “metan gazının damarın yapısında olması”. Eskiden gaz kaçağını tespit edebilmek için madenlere kafeste kuş indirilirmiş. Kuşun ölmesi durumunda oksijenin yetersiz olduğu veya metan gazı gibi zehirli gazların ortamda arttığı düşünülerek maden hızla terkedilirmiş. Ancak günümüzde her iki durumun teknolojik olanaklarla önceden tespiti ve buna bağlı risk azaltıcı teknolojilerin kullanımı artık oldukça yaygınlaşmıştır. Gelişen teknolojik olanaklara rağmen halen daha bu tür kazaların ortaya çıkması ve can kayıplarının olması bu konuda yeterli önlem alınmadığını açıkça göstermektedir.

Madencilikte büyük can kayıplarına yol açan kazalara bakıldığında grizu patlaması, göçük, yangın ve heyelan gelişmesinin ölümlere sebep olduğu; Kastamonu Küre’de (Eylül 2004) olan kaza hariç diğer tüm kazaların kömür madenlerinde, Afşin Elbistan Çöllolar (Şubat 2011) hariç tamamının yer altı kömür ocaklarında meydana geldiği görülmektedir. 13 Mayıs 2014’te Soma Eynez Ocağı’nda meydana gelen kazada yaşanan 301 can kaybı, son 30 yılda meydana gelen kazaların toplamındaki can kaybının neredeyse yarısı kadardır (2). Soma Faciası kamuoyunun vicdanını yaralamış ve konunun –kaçınılmaz olarak- yeniden gündeme gelmesine neden olmuştur. Kısa bir süre önce Karaman Ermenek’te yaşanan kaza (Ekim-2014) gerek önceki kazalardan gerekse Soma faciasından gerekli dersin henüz alınmadığını, ihmaller zincirinin devam ettiğini ve daha kat edilecek çok uzun bir yol olduğunu göstermektedir.

Risk, bir tehlikenin olma olasılığı ve oluştuğunda ortaya çıkan kayıpların çarpımından oluşmaktadır (2). Soma’daki yer altı kömür ocaklarında kendiliğinden yanmanın sık görüldüğü (1998-2002 tarihleri arasında en uzunu 24 gün süren 10 adet yangın olmuştur), metan gazı içeriğinin fazla olduğu ve dolayısıyla tehlike seviyesinin yüksek olduğu bilinmektedir (2). Olası bir yangın durumunda 800 işçinin etkileneceği göz önüne alındığında riskin çok yüksek olduğu açıktır. Ancak buna rağmen üretim sürdürülmüştür. Aslında iş gücüne dayalı madencilik gelişmiş ülkelerde neredeyse kalmamıştır. Soma örneğinde de gördüğümüz gibi ülkemizde halen daha klasik ayakla çalışılarak üretim yapılmaktadır. Bu tür bir üretimde ise üretimi artırmak için çalışan sayısının artırılması gerekmektedir. Bunun da büyük güvenlik maliyeti oluşturacağı ve riski artıracağı aşikardır.

Kazalardaki kayıpların azımsanamayacak bir kısmı da arama kurtarma, madencilik deyimiyle tahlisiye, çalışmaları sırasında oluşmaktadır. Bu tür kazalar için önceden hazırlıklı olunması, müdahale için olay anında alınan kararların ve gerçekleştirilen eylemlerin bilinçli ve etkin bir şekilde yapılması can kayıplarının en aza indirilmesi için büyük önem taşımaktadır. Bu durumun en tipik örneği Kobe depremidir (1995). Kobe’de yaşanan depremde şehrin elektriklerinin geç kesilmesi ile çıkan yangınlar can kayıplarını artırmıştır.

Ülkemizde madencilik sektöründeki iş sağlığı ve güvenliği sorunları, faciadan önce hazırlanan bir çok raporda irdelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur (1, 3-4). Madenlerde silika maruziyetine bağlı silikozis gelişebilmesi, kömür madenlerinde ise hem silika hem de kömür tozuna bağlı silikozis ve kömür işçisi pnömokonyozu gelişebilmesi nedeniyle madenler, her zaman Göğüs Hastalıkları disiplini içerisinde ele alınan konular olagelmiştir. Maden kazalarında meydana gelen asfiksi, karbonmonoksit intoksikasyonu, yanma ürünlerinin solunmasına bağlı gelişen akut inhalasyon hasarı ve akut inhalasyonın geç dönem komplikasyonları gibi sorunlar (5) da Göğüs Hastalıkları’nın temel konuları arasında yer almaktadır.

IMG_4840Türk Toraks Derneği Çevresel ve Mesleki Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu olarak hazırladığımız bu seride kömür madeni kazalarını ele alıp farklı yönleriyle irdelemeye çalıştık. Bu amaçla Türkiye’de madenciliğin durumu, tarihçesi, maden kazalarının nedenleri, arama kurtarma çalışmalarında yapılması/ yapılmaması gerekenler, maden kazalarında karşılaşılabilecek acil sorunlar ve nasıl yaklaşılması gerektiği, iş yeri hekiminin rolü, kazaların önlenmesi için neler yapılması gerektiği ile solunum acillerine yönelik olarak alınması gereken önlemler şeklinde konu başlıkları oluşturuldu. Bu serinin hazırlamasında emeği geçen herkese katkıları nedeniyle teşekkür ediyor; Soma, Ermenek veya diğer iş kazalarında ve tüm meslek hastalıklarında olduğu gibi –önlenebilecek- bu tür acıları bir daha yaşamamayı diliyorum.

Kaynaklar:

  1. TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporu (Mayıs 2010). http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/dilekce/belge/kararlar/d23/TBMM_Arastirma_Komisyonu_Raporu.pdf Son Erişim Tarihi: 22 Kasım 2014.
  2. Düzgün HŞ. 13 Mayıs 2014 Tarihinde Soma Eynez Yeraltı Kömür Ocağında Meydana Gelen Facia ile İlgili Değerlendirmeler. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Haber Bülteni 2014; 2 (Haziran): 15-39. http://www.jmo.org.tr (Son Erişim Tarihi: 22 Kasım 2014.)
  3. Maden İşletmelerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2012 Programlı Teftişleri Sonuç Raporu. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı. http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/ShowProperty/WLP%20Repository/itkb/dosyalar/yayinlar/yayinlar2013/20132_60 (Son Erişim Tarihi: 22 Kasım 2014.)
  4. Madencilikte Yaşanan İş Kazaları Raporu. TMMOB Maden Mühendisleri Odası. http://www.maden.org.tr/resimler/ekler/9bd3e8809c72d94_ek.pdf (Son Erişim Tarihi: 22 Kasım 2014.)
  5. Gorguner M, Akgun M. Acute Inhalation Injury. Eurasian J Med 2010; 42: 28-35.
Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Her Şey

Etiketler:, , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: