Taşlar Yerine Oturuyor (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-3)

Önceki tabloyu özetleyecek olursak, aynı köyden, İstanbul’da aynı tekstil atölyesinde yaklaşık üçer yıl çalışmış biri 18 diğeri 19 yaşında iki hastamız vardı. Birine tüberküloz (1 ay önce), diğerine astım (dört yıl önce) olduğu söylenmiş, her ikisi de şikayetlerinin geçmemesi üzerine hastanemize başvurmuş ve kliniğimize yatırılmıştı. Konulan teşhisler ile akciğer filmleri uyumsuz olduğu için her ikisine de ileri tetkikler yapılmış, son olarak ikisinden de cerrahi akciğer biyopsisi alınmıştı. Histopatolojik inceleme (alınan biyopsinin patoloji bölümünde değerlendirilmesi) sonucu, ilk hastada “alveoler proteinozis“, ikinci hastada ise “pnömokonyoz” düşünülmüştü. İkinci hastadaki “pnömokonyoz” tanımlaması, tekstil atölyesinde çalışan biri için çok zor bir olasılık olduğu için, alınan biyopsiler yeniden incelenmesi için Ankara’ya, başka bir merkeze, gönderilmişti.

Ankara’dan gelen haber çok farklı değildi. Orada da aynı şekilde “pnömokonyoz, daha doğrusu bir pnömokonyoz türü olan silikosiz” düşünülmüştü. Ancak hala bir eksiklik vardı: Elde edilen bulgu (teşhis) ile hastanın mesleği arasındaki bağlantıyı (illiyet bağını) kuramamıştık. Belki daha önce başka bir işte çalışmıştır diye yeniden hasta ile konuştuk. Yok, çalışmamıştı. Köydeki gençlerin önünde iki iş seçeneği varmış: Ya çoban olmak, ya da başka bir şehire (genelde İstanbul’a) çalışmaya gitmek. Onlar da, kendi köylerinden İstanbul’a önceden gidip çalışmış biri aracılığıyla o tekstil atölyesindeki işi bulmuşlar ve gidip çalışmaya başlamışlar, başka bir işte de çalışmamışlardı. Bize geldiklerinde de yaklaşık bir yıl önce çalışmayı bırakmışlardı. Çalıştıkları işyerlerinde “silika (silikozis hastalığına yol açan toz)” maruziyeti olup olmadığını anlamak için gittikleri ilk günden itibaren işyerinde ne yaptıklarını daha detaylı olarak anlatmalarını istedik.

denimsandblastingGenelde işe “çırak” olarak başlıyorlarmış; kısa bir süre çalıştıktan sonra (bazen bir ay kadar kısa) hemen usta olabiliyorlarmış. Çıraklar, daha çok getir götür işi yapıyorlarmış. Onlar da nitekim kısa bir süre içerisinde usta olmuşlar ve üç yıl boyunca da usta olarak çalışmışlar. Çalıştıkları tekstil atölyesi “taşlanmış kot” olarak bilinen kotları üretiyorlarmış (üretim kottan ziyade “taşlanmış” kısmıyla ilgili). Çünkü kot kıyafetler boyalı olarak geliyormuş atölyeye, renkleri ağartıldıktan sonra da geldikleri yere geri gönderiliyormuş. Aradığımız yanıtı, usta olarak ne yaptıklarını, kotların rengini nasıl ağarttıklarını sorduğumuzda bulmuştuk: “Kotları ağartmak için üzerlerine kompresörlerle kum püskürtüyorlarmış“. Yaklaşık bir aylık bir sürede çözmeye çalıştığımız hastalık, hastanın iş öyküsünün detaylarında saklıymış meğer. Anahtar kelime “kum” idi. Elenmiş deniz kumu kullanıyorlarmış. Kum da kuvarstan, kristal yapıdaki silikadan oluştuğu için “puzzle” çözülmüştü. Teşhisimiz artık çok netti: “Silikozis”.

Önceki yazılarda belirtmiş olduğum gibi, ilk hastanın durumu biraz farklıydı ama bu son ipucu onun da hastalığını çözmemize yardımcı olmuştu. Aynı hastalıktı, yine silika ila bağlantılıydı, sadece daha hızlı gelişmiş ve akciğerlerindeki alveoller (hava kesecikleri) proteinden zengin materyal ile dolmuştu (alveoler proteinozis).  Onun da özel bir adı vardı, “silikoproteinozis” (silikozis ve alveoler proteinozis birlikteliği).

Artık teşhis ile ilgili sorun kalmamıştı ama tedavi ile ilgili çok ciddi bir sorunumuz vardı. Silikozis tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktı.  Hastalara bu aşamadan sonra ne yapılabilirdi? Aynı köyden çalışan çok sayıda arkadaşlarının olduğunu öğrendiğimizde, “acaba başka hastalananlar da var mıdır?”, diye sormadan da edememiştik. O zamanki öngörü, iç görü veya altıncı his, ne dersek diyelim, bizi yanıltmadı. Gelecek, ilginç gelişmelere gebeydi…

Sonraki Yazı: İlk Teşhis ve Sonrası (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-4)

Önceki yazılar:

1. İlk Hasta (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-1)

2. “Puzzle” Çözüldü (mü?) (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-2)

Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Her Şey

Etiketler:, , , , ,

%d blogcu bunu beğendi: