“Puzzle” Çözüldü (mü?) (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-2)

Yaşanan ilginç gelişme şuydu: Eylül ayının ikinci haftasında ilk hasta ile aynı köyden (Karlıova’nın Taşlıçay köyü) başka bir hasta daha geldi. Bir yaş daha küçüktü; 18 yaşındaydı. İstanbul’da aynı tekstil atölyesinde çalışmışlardı. Aynı köy ve aynı iş yeri… Ortak bir noktaları olabilir miydi? Hastayı dinlediğimizde, öyküsünün önceki hastadan çok farklı olduğunu gördük. Şikayetleri işe başladıktan hemen sonra ortaya çıkmıştı. Daha önce gittiği bir doktor “astım” olarak değerlendirmiş ve ona göre bir tedavi düzenlemişti. Kullandığı ilaçlara rağmen, çalıştığı üç yıl boyunca nefes darlığı ve öksürük şikayeti gitgide artmıştı. O da bir önceki hastamız gibi çalışmayı bir yıl önce bırakmış, bu süre içerisinde hiçbir işte çalışmamıştı. Bize, “astımın ilerlemiş olabilir” denilerek gönderilmişti. Tekstil atölyelerinde kullanılan kimyasallar nedeniyle “astım“, çok sürpriz bir hastalık değildi bu hasta için. Şikayetleri tekstil atölyesinde çalışmaya başladıktan sonra ortaya çıktığı için “mesleksel astım” olabilirdi, ancak astımı destekleyen başka hiçbir bulgusu yoktu.

Aynı köyden, aynı iş yerinde çalışmış ve aynı yaşlarda olan iki genç hastamız vardı. Farklı olan, hastalıklarının gelişim süreçleri idi. Birinci hastada tüberkülozdan kuşkulanılmış, ikincisinde ise astım düşünülmüştü.

film_2

Resim 1. İkinci hastanın akciğer filmi.

Bu hasta için ilk sürprizi akciğer filmini çektirdiğimizde yaşadık (Resim 1). Akciğer filminde astımlı bir hastada hemen hiç beklemediğimiz türden bulgular vardı. Filmi ilk hastadan biraz farklıydı, aynı hastalığa yakalanmış olma ihtimalleri olsa bile, bu hastada hastalık daha ileri bir evrede gibi gözüküyordu. Tüberküloz (verem) öncelikli olarak düşündüğümüz hastalıktı. Eğer tüberküloz idiyseler, tüberküloz basilini köydeki ya da daha yüksek ihtimalle İstanbul’daki bir hastadan almış olabilirlerdi. Daha önce böyle hastalarla çokça karşılaşmıştık. Genelde kırsal bölgelerden büyük şehirlere çalışmaya gidenler, kötü şartlarda (beslenme, hijyen) yaşadıkları, kaldıkları ev veya iş ortamları kalabalık olduğu ve ayrıca İstanbul’da tüberküloz daha sık görüldüğü için, her ikisi de tüberküloz olabilirdi.

İlk hastada da, bu hastada da tüberküloz basilini henüz görememiştik. Bir de tüberkülozda -bağışıklık sistemi normal olanlarda- hastalık daha çok akciğerlerin üst kısımlarını etkiler,  oysa hastalarımızdaki etkilenme daha çok akciğerlerin orta kısımlarında idi. Önceki yazıda da belirttiğim gibi kimyasalların sürekli ve yoğun kullanımı nedeniyle “hipersensitivite pnömonisi” yine aklımızın bir kenarında duruyordu.

patoloji_2

Resim 2. İkinci hastanın histopatolojik görüntüsü. Önceki hastadan oldukça farklı bir görüntü izleniyor.

İlk hastada herhangi bir ipucu elde edememiştik; –her ne kadar ilk hastanınkine benzer bulguları olsa da– ikincisinin farklı bir hastalığı olabilirdi. Önce bronkoskopi yapıldı, hem mikrobiyoloji hem de patoloji için örnekler alındı. Yine bir sonuç alınamayınca, Toraks Konseyi’ne çıkarıldı, durumu değerlendirildi ve bu hasta için de cerrahi biyopsi kararı alındı. Alınan biyopsinin sonucu, önceki hastadan tamamen farklı idi, yani farklı hastalıkları olabilirdi. -Hastanın akciğer filmindeki bulgularla uyumlu bir şekilde- “yaygın fibrozis” (akciğerin ileri derecede katılaşması) olarak raporlanmıştı (Resim 2). Tek başına bu bulgu, kesin bir tanı için yeterli değildi.

Patolojik incelemede görülen bir ayrıntı, halkalar şeklindeki fibrotik nodüllerin bir araya gelmesinden oluşan tablo, dikkat çekiciydi. Bu durum, inorganik toz solunması sonucu, akciğere yerleşen toz partikülünün etrafını kollajenden zengin materyalin halka şeklinde sarması sonucu oluşuyordu. Daha net bir ifadeyle pnömokonyozlarda (madenlerde çalışan hastalarda görülen akciğer hastalığında) görülen bir bulguydu. Tekstil atölyesinde çalışan birinde böyle bir hastalık oluşması mümkün gözükmüyordu. Elde edilen son bulgularla birlikte hasta yeniden Toraks Konseyi’nde değerlendirildi. Konseyde, patoloji örneklerinin bu konuda deneyimli başka bir merkezde yeniden değerlendirilmesi kararı alındı.

Patoloji preparatları Ankara’da bu konuda yetkinliğini bildiğimiz bir Hocamıza gönderilirken, “tekstil atölyesinde çalışan genç bir işçide, madenlerde çalışanlarda ve genellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan bir hastalığa (pnömokonyoza) ait bulgular“ın ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyorduk. Tekstil atölyesinde çalışan birinde böyle bir hastalık görülebilir miydi?  Bu kadar erken bir yaşta böyle bir hastalık? Ya ilk hastamız, onu nasıl açıklayacaktık?

Sonraki Yazı: Taşlar Yerine Oturuyor (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-3)

Önceki Yazı:

1. İlk Hasta (Kot Kumlamacılığı ve Silikozis Anıları-1)

Reklamlar


Kategoriler:Akademi(k), Her Şey

Etiketler:, , ,

2 replies

  1. Her iki hastanın filmleri şaşırtıcı derecede benziyor .

    Liked by 1 kişi

  2. Metin Hocam, bloğunuzu yeni keşfettim ve takip ediyorum. Hem medikal hem paramedikal yazılarınızı ilgiyle okuyorum. Lütfen devam ediniz.

    Beğen

%d blogcu bunu beğendi: